İsmim, nur ya da banu değil, nurbanu. Önce orda bi anlaşalım.
Bebekken, üstüne yattığım için kulağım yamulmuş annem de düzelsin diye kulağımı bantlamış. Bu yüzden, bayram ziyaretine gittiğimizde muhabbetin tıkandığı yerde beni ve kulağımı öne sürerek sohbeti canlandırmaya çalışan bi aile var. (bkz: ehehe nurbanu göster bakayım kulağını düzeldi mi, bantlı mı hala, ahahah asiye nasıl bi insansın ya..)
Sütü soğuk severim.
Hiç kupon biriktirerek bir şey almadım. Hayatımdaki en büyük eksiklik bu sanırım.
Çizgi film izliyorum. İzlemeyene şaşırıyorum. Sevmiyorum diyenden de pek hoşlanmıyorum.
Birinci sınıfta sınıf başkanı olmuştum. Şu zamana kadar çektiğim en büyük sıkıntı bu olabilir. Hiç kimseye sözüm geçmiyodu. O yüzden bir hafta boyunca eve suratım asık gittim, o haftanın sonunda da anneme durumu anlattım. O da gitmiş sınıf öğretmenimle konuşmuş, sağ olsun. Aldılar işte beni başkanlıktan. Yalnız cidden psikolojimi bozmuşlar. Hala izleri görülüyo o dönemlerin. Şimdi yanımda olsalar ar