Bilinç-haltı
Orijinal doğan ruhumu
taklit acılarla öldürmeye çalışan bir dünyanın
benliğimi sinsice çürüten defolu duygu trendleriydi katlandıklarım.
Sanki u-mutluluklarıma misillemeymiş gibi
sonu kördüğümle biten sahte sevinç ipuçlarının
anlık avuntularıydı hayal kırıklıklarım
Teorikti aşklarım
pratikti ayrılıklarım...
Önce kendimden kopya çekip
sonra ezbere yaşadığım
ne düşüneceğimi düşündükçe
sorulardan zor cevaplar bulduğum
masumlukları eriten bencillikleri hatırladığımdaysa
neyi unuttuğumu da unuttuğum...
Farklı insanların aynılıklarıyla yeniden (ve yeniden) tanışıp
aynı zannettiklerimin farklarından uzaklaştığım
uzaklaştıkça küçüldüğüm
küçüldükçe saklandığım
saklandıkça kaybolduğumu sandığım
Saniyelerin bile sonsuzluk maskesi takıp
beni ölümsüzlükle kandırdığı
bir bilinç-haltıymış sessizliğim
kazandıkça kaçtığım
yenildikçe savaştığım...
Sedat Uygur